Ulaşım dalgalanmaları, kapasite belirsizliği ve artan müşteri beklentileri küresel lojistiği yeniden şekillendirmeye devam ediyor. Ancak yıllarca süren yatırımlara rağmen, birçok kuruluş hala birbirinden bağımsız planlama araçlarıyla, geç aşamada yapılan fatura denetimleriyle ve yöneticilerin tam olarak güvenemeyeceklerini kabul ettikleri verilerle çalışıyor. Sorun sistem eksikliği değil; lojistik verilerini güvenle kararlara dönüştürme yeteneğinin olmamasıdır. Bu açık artık sadece










